May 05

“Yerli” teknoloji üretmeye çalışan arkadaşlara (acı) tavsiyeler

Yerli teknolojiMalum ülkemizin teknolojiyle arasındaki ilişki üretimden çok tüketim yoluyla ilerlemekte ve “vay anasını adamlar yapmış abi” nidalarıyla sürmektedir. Son yıllarda bunu tersine çevirmek ve artık her işimizde olduğu gibi “yumurta kapıya dayandığı” için teknoloji üretimine hız vermeye çalışıyoruz. Teknoloji bağımlılığı ile büyük bir ülke olunamayacağını anladık…

Anladık anlamasına da teknoloji ile bu zamana kadar üretimi konusunda yakın bir ilişki kuramadığımızdan, son birkaç yüzyıldır batı karşısındaki geriliğimizin vermiş olduğu ve içimize iyice sinmiş olan aşağılık komplekslerinden kurtulmamız teknolojiyi üretmekten çok daha zor olacak gibi görünüyor. Bunun üstüne bir de çıkarları ve göbekleri sıkı bağlarla dışarıya bağlanmış ve belirli noktaları ellerinde tutan kitleler de eklenince iş iyice çıkmaza giriyor.

Continue reading

Tem 28

Yerlilik hastalığımız ( ya da %100 yerli neden mümkün değil)

Zaman zaman medyada şu tür haberler çıkar: “Yüzde yüz yerli x üretiliyor”. Bu haberlerin bir benzeri son dönemde oldukça popüler olan Fatih projesi’nde kullanılacak olan tabletlerle ilgili olarak çıktı. Sabah gazetesindeki habere göre Arçelik, Vestel, Exper, Casper, Netaş ve Aselsan firmaları ortak olarak %86’sı yerli olan bir tablet üretecekler. Haberdeki başka bir ilginç ayrıntı da tabletin sadece “camı”nın ithal olacağı. Buradaki camdan ne kastedildiğini tam olarak anlayamadım doğrusu. Sanırım haberi yazan muhaberin LCD ekranı cam olarak not almış.

Bu tür haberler maalesef her fırsatta yerli projeleri yerden yere vurmaya çalışan kesimlerin eline koz veriyor ve çoğu zamanda bu tür projelerin alay konusu olmasına sebep oluyor. Az çok teknoloji ile haşır neşir olanlar bu tabletlerde mikroişlemci, bellek ve diğer komponentlerin kullanıldığını ve bunların “ha deyince yerli olarak” üretilmesinin çok zor olduğunu bilirler. Peki bu yerli üretim aşkımız niye? Ya da yerli üretimden ne anlamalıyız?
Continue reading

Tem 11

Teknoloji Bağımsızlığı


Son dönemde özellikle İsrail ile yaşanan kriz sonrası “teknoloji bağımsızlığı” konusu oldukça sık tartışılmaya başlandı. İsrail’den aldığımız insansız uçakların, İsrailli operatörlerin ülkemizi terketmesiyle atıl duruma geçmesi bir kez daha konuyu gündeme taşıdı.

Ülkemiz savunma sanayi harcamalarında dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Savunma harcamalarımızın yarısını yurtdışından alınan teknolojiler oluşturuyor. İsrail ile de başta insansız hava araçları olmak üzere, değişik alanlarda yıllık 2 milyar dolarlık savunma alımımız var. Bütün bunlar düşünüldüğünde teknolojik bağımsızlık konusunun önemi daha da ortaya çıkıyor.

“Her musibette bir hayır vardır” sözü bu yaşanılanlara tam olarak uyuyor. Yaşanılan krizle beraber herkes “bu teknolojileri kendimiz üretemiyor muyuz” gibi soruları sormaya başladı. Ve ortaya çıktı ki Türkiye’de son  yıllarda bu konuda ciddi gelişmeler oluyor.

Artık kullanacağımız teknolojileri kendi bünyemizde üretmemizin önemi iyice ortaya çıkmıştır. Bundan sonra hepimiz bunun için çalışmalıyız. Son olarak Friendfeed üzerinde İsrail’le yaşananlar üzerine yazdıklarımı sizinle paylaşmak istiyorum:

“İsraile ait bisküvi, meşrubatları vs… tüketmemekle birşey olmaz arkadaşlar. Gerçekten birşeyler yapmak istiyorsanız işinizi en iyi şekilde yapın. Yazılımcıysanız İsrailden aldığımız yazılımlara alternatif yazın, mühendisseniz İsrailden aldığımız teknolojileri yerli olarak geliştirin. Yapabileceğiniz en iyi şey bu inanın!”

Fotoğraf: Yerli İnsansız Uçağımız Bayraktar