Kas 10

Atollic Truestudio’nun ücretsiz versiyonunda kod sınırı kaldırıldı

Geçtiğimiz aylarda ST ve ARM firmaları arasındaki anlaşma ile STM32F0 ve STM32L0 serileri için Keil Mikrovision geliştirme ortamı ücretsiz hale getirilmişti. Şimdi de yeni bir haber Atollic firmasından geldi. Atollic firması  ARM – Cortex M tabanlı mikrodenetleyiciler ile yazılım geliştirmede kullanılan Truestudio ürününde yeni bir fiyatlandırma politikasına gittiğini açıkladı. 32 KB kod sınırlaması olan Lite versiyonda bu sınırlama kaldırıldı. Pro versiyon ise ayda 59 dolar gibi bir fiyatla sunuluyor. Web sitesinde bu fiyatın 12 aylık peşin ödemede geçerli olduğu yazıyor.

Geliştirme platformları ARM tabanlı mikrodenetleyicilerle çalışırken karşılaşılan en temel zorluklardan birisi. Böylelikle ücretsiz seçeneklere bir tane daha eklenmiş oldu. Uzun zamandır Trustudio ürününü kullanmadım. Yeni versiyonu deneyip sizlerle izlenimlerimi paylaşmaya devam edeceğim.

Atollic Truestudio’yu aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.

http://timor.atollic.com/truestudio/

Kas 07

1 ve 0’lardan Arduino’ya: Buraya nasıl gelindi?

mother-board-581597_640

Bir şeyler programlamaya Arduino ile başlamış olabilirsiniz. İşlerin nereden gelip gittiğine kısaca bakmakta fayda var. Bilgisayar denilince aklımıza kullandığımız klavyesi ve faresi olan sıradan PC’ler gelse de dünyada birçok yerde işlemciler çalışıyor. İşte bu işlemciler elektronik devrelerin içerisinde beyin olarak çalışıyorlar. Hani araba tamircilerinin dediği gibi “abi arabanın beyni bozulmuş!”

Bugün elektronikte de bir cihaz tasarlarken devrelerin içerisinde işlemciler daha doğrusu mikrodenetleyiciler yer alıyor. Mikrodenetleyici de içerisinde işlemci, bellek, giriş çıkış devreleri vs.. içeren tek çiplik bir bilgisayar aslında. Bu mikrodenetleyiciler içerisindeki yazılımlarla belirli işleri yerine getiriyorlar. Demek ki bunlarda bir de yazılım giriyor işin içine. Bunlara “gömülü yazılımlar” deniliyor. İngilizcesi Firmware ya da embedded software olarak geçiyor.
Continue reading

Eki 17

Gömülü Yazılımlar Türkiye’yi Kurtarır mı?

Bugün bütün dünya büyük bir ekonomik kriz yaşıyor. Daha da kötüsü krizin ne zaman bitebileceğine dair en uzman ekonomistlerin bile pek bir fikri yok gibi görünüyor. Geçmişin dev kuruluşlarının bir bir batışına şahit oluyoruz.

Şimdi krizle gömülü yazılımların ne alakası var diye düşünebilirsiniz. Yazımın başlığından konuyu yine gömülü yazılımlara bağlayacağımı anlamış olmalısınız. Hayalimdeki bir senaryoyu sizinle paylaşmak istiyorum.Gelin biraz hayal kuralım:

Türkiyede seçimle yeni iş başına gelmiş hükümet açıkladığı programda “en önemli hedefimiz Türkiyeyi teknoloji alanında dünyada lider ülkeler arasına sokmak. Ülkemizin önde gelen bilimadamları ve mühendisleriden oluşan teknoloji kurulumuzla birlikte yaptığımız beyin fırtınası toplantıları sonucunda,  gömülü sistemler ve gömülü yazılımlar alanlarının en stratejik alanlardan biri olacağını öngörüyoruz. Dolayısıyla bu alanları kendimize stratejik hedef olarak alıyoruz. Türkiye’nin gömülü sistemler alanında lider ülke olması için gereken herşeyi yapacağız.” demektedir.
Ardından devletin teknoloji alanıyla ilgilenen bütün kurumları bu konuda çalışmalara başlıyor. İlk olarak gömülü sistemler için insan gücü oluşturmak için yapılması gerekenler belirleniyor ve yol haritası ortaya çıkarılıyor. Başlangıç olarak ülkenin 8 noktasında yeni teknoparkların oluşturulması ve gömülü sistemler alanında çalışan firmalara büyük teşvikler getirilmesi kararlaştırılıyor. Ayrıca mevcut üniversitelerde mühendislik fakültelerindeki bilgisayar ve elektronik mühendisliği kontejanları artırılıyor.Gömülü sistemler mühendisliği bölümleri açılıyor.
Televizyon kanallarında üniversiteye hazırlanan gençlerin mühendislik bölümlerini tercih etmelerini sağlamak için tanıtım programları yayınlanmaya başlanıyor. Teknolojinin en hızlı gelişen alanı olan elektronik ve yazılım mühendislikleri tanıtılıyor. Artık hayatın her alanında bulunan elektronik sistemler ve bunların içinde çalışan yazılımların ne kadar hayati rol oynadıklarından bahsediliyor. Bu konuda yetişmiş insan gücüne oldukça fazla ihtiyaç duyulacağından ve bu alanda çalışan insanların parlak bir geleceğe sahip olacağı söyleniliyor.
Savunma Bakanlığı ve ordu da bu konuyla özel olarak ilgileniyor. Çünkü bütün komutanlar ve savunma alanındaki uzmanlar biliyorlar ki kendi silahlarını ve bu silahlar içindeki yazılımları kendisi geliştiremeyen hiçbir ülke tam olarak bağımsız sayılamaz. Dışarıdan aldığımız silahlar, uçaklar vs… barış zamanında tam olarak çalışırken bunların herhangi bir savaş ve çatışma zamanında da aynı şekilde çalışacaklarının garantisi yoktur. Bu nedenle ordu da yürütülen teknolojik seferberliğe tam olarak destek veriyor.
Teknoloji alanında çalışan özel sektör firmaları bir araya geliyorlar ve yaptıkları ortak açıklamayla hükümetin ortaya koyduğu teknoloji hedeflerine ulaşmak için ellerinden geleni yapacaklarını açıklıyorlar. Mühendislik ve ilgili bölümlerde okuyan öğrenciler için bir burs havuzu oluşturulacağını ve bu alanda eğitim görmek isteyen öğrenciler için her türlü kolaylığın sağlananacağını söylüyorlar.
Yapılan tüm bu çalışmalar 4-5 sene içinde meyvesini veriyor ve Türkiye Avrupa’nın en büyük “gömülü sistemler tasarım” merkezi oluyor. Hindistan’ın PC tabanlı yazılımlarda gerçekleştirdiği atılımın benzerini Türkiye’nin yaptığından bahsediliyor. Türk mühendisler yurtdışında da birçok projede büyük başarılara imza atıyorlar. Avrupalı otomotiv üreticileri ardı ardına “geleceğin akıllı otomobillerini üretmek için Türkiye’de tasarım üstleri kurmak zorundayız. Çünkü önümüzdeki yıllarda otomotiv alanında gelişmelerin büyük çoğunluğu gömülü yazılımlar sayesinde olacaktır ve bu yazılımların en iyileri Türkiye’de geliştiriliyor” şeklinde açıklamalarda bulunuyorlar. Yabancı devlet adamları Türkiye’nin bu başarısının altında yatanları öğrenebilmek için  sık sık Türkiye’ye ziyaretlerde bulunuyorlar. ”Türkiye Teknoloji Günleri” adı altındaki teknoloji fuarı her yıl bütün dünyadan yüz binlerce ziyaretçinin akınına uğruyor.”
İçinizden amma da uçtun diyenler olabilir. Şu an için bütün bunlar büyük hayaller olarak görünüyor olsa da gerçekleşmesi imkansız denilemez. Şu kriz günlerinde herkes bir reçete yazarken benim de aklıma bunlar geldi.Evet ben de Türkiye’yi gömülü yazılım kurtaracak diyorum.Benim reçetem de bu…


Eki 05

STM32 HAL (donanım soyutlama katmanı) Kütüphaneleri

Geçmişte sadece donanım işinde olan yarı-iletken firmaları bugün aynı zamanda yazılım firmaları haline gelmiş durumda. Sattıkları elektronik komponentleri piyasada tutundurmak ve kullanımını yaygınlaştırmak için tasarımcıların işlerini kolaylaştıracak yazılım ve yazılım bileşenleri de sunuyorlar.

ST firmasının STM32 serisi için yayınladığı HAL kütüphaneleri STM32 serisinin üyeleri ile çalışmamazı kolaylaştırmaya yarıyor (bazen zorlaştırabiliyor da). Bir önceki yazımda donanım soyutlama kavramından bahsetmiştim. Donanım soyutlama katmanları, adı üzerinde, bizi donanımın ayrıntılarından soyutlayarak arayüz fonksiyonlarıyla donanımı kullanabilmemizi sağlıyor. Bunun dışında farklı ürün serileri arasında ortak bir fonksiyon kütüphanesi sağlayarak ürün geçişlerinde yazılımın mümkün olduğunca sabit kalarak , taşıma işleminin sorunsuzca halledilmesine yardımcı olur.
Continue reading

Eyl 17

Donanım Soyutlama Katmanı ( Hardware Abstraction Layer) nedir?

Mikrodenetleyicilerin çevrebirim zenginliğinin artması ve ürün tasarım süreçlerinin de hızlanması ile birlikte artık tasarımcıların zaman kazandırıcı önlemlere ihtiyacı oluyor. Geçmişte herşeyi baştan tek tek yazma alışkanlıkları yerine modüler yazılım parçalarını ve sürücüleri hazır olarak kullanma eğitimlerine bırakıyor. Bu nedenle yarı iletken üreticileri de ürünlerini öne çıkarmak ve sadık bir tasarımcı kitlesi oluşturmak için çip üretmek yanında yazılım araçları, sürücüler de yayınlamaya başladılar. Yarı iletken üreticisi olmak yanında yazılım geliştirme konusunda da birşeyler yapmak durumunda olmaya geçişin sancıları da yaşanmıyor değil. ST firması da başlangıçta “Standard Peripheral Library” adı altında STM32 serisi için “sürücü” kütüphanesi yayınladı. Bu kütüphanede de birçok problem vardı ancak zamanla düzeltildi. ST firması sanırım başlangıçta dışarıda bir ekibe yazdırdıktan sonra “bu iş böyle olmayacak” deyip kendi içerisinde de yazılımcı istihdam etmeye başladı.
Continue reading