Endüstri 4.0 Muhabbetleri

Yeni Sakızımız Endüstri 4.0

Endüstri 4.0 konusunu en azından bir kere duymamış olanımız yoktur herhalde. Şu sıralar neredeyse bir “sakız” haline gelen bu konuyla ilgili Twitter’da yukarıdaki görseli paylaşmıştım 🙂

Özetlemek gerekirse sanayi devrimleri şu şekilde sıralanıyor:

  • 1. Sanayi devrimi: Buhar gücünün sanayide kullanılması
  • 2. Sanayi devrimi: Elektrik gücünün sanayide kullanılması
  • 3. Sanayi devrimi: Otomasyon sistemlerinin sanayide kullanılması
  • 4. Sanayi devrimi (Endüstri 4.0): Fiziki ve siber sistemlerin bir araya geldiği ve kararların otonom olarak alındığı yeni bir endüstri

Endüstri 4.0 kavram olarak Almanya’nın Hanover kendinde 2011 yılında düzenlenen fuarda zikrediliyor ve Almanya’nın Tübitak’ı diyebileceğimiz Acatech (Alman Ulusal Bilim ve Mühendislik Akademisi) kurumunun 2013 yılında yayınladığı şu dökümanda [1] da Almanya için yol haritası çiziliyor. Almanya’nın Endüstri 4.0 olarak sunduğu yeni endüstriyel devrim için için farklı kuruluş ve şirketler “endüstriyel internet” olarak da anılabiliyor [2]

Konunun ismi Almanya’dan çıktığından bunun “Almanların daha fazla mal ve hizmet satmak için bir gazlaması” olduğunu düşünenler de yok değil. Ama İsmail Hakkı Polat hocamızın da söylediği gibi “birşey dışarıdan geliyor diye sürekli oraya arkamızı mı döneceğiz?” [3] Neresinden bakarsak bakalım yeni bir sanayinin doğuyor oluşu gözümüzün önünde cereyan eden bir gerçek. Ancak bunun biz neresinde yer alacağız? Önceki sanayi devrimlerini kaçırmış veya ucundan yakalamış olarak şimdi ne durumdayız. Bu yeni devrimi yakalayabilecek miyiz?

Sonda söyleyeceğimi baştan söylemiş olayım, mevcut durumumuz bana hiç umut vermiyor.

Öncelikle endüstri 4.0’ı hangi bileşenlerin oluşturacağına bir bakalım:

  • Nesnelerin İnterneti ile fiziksel makinaların sanal ikizleri
  • Büyük veri ve yapay zeka ile bunların işlenmesi
  • Karar alma işlemlerinin merkezi yapıdan dağıtık yapıya geçmesi ve otonomlaşması

Yeni teknoloji devrimlerinde sürekli bir “insansızlaşma”, “yapay zekanın yönetmesi” gibi kavramlar geçiyor olsa da en başta bunları mümkün kılan teknolojilerin hala insanlar tarafından geliştirildiği, yapay zeka denilen sistemlerin bir eğitim sürecinin olduğu ve bu eğitim sürecini yine uzman insanların gerçekleştirdiği gözden kaçırılıyor. Hele bir de sürekli çıkan “robotlar bizi işsiz bırakacak, robotlar bizi dövecek, bu robotlar anamıza bacımıza söver mi?” şeklinde magazin tadında çıkan haberlerle işin özü iyice kaçırılıyor.

Demek ki robotu kurmakla da iş bitmiyor – Dünya Gazetesi Haberi [4] – 17 Mart 2017

Aslında insanlığın yaşadığı devrimlerin hemen hepsinin bilgi üretimi, paylaşımı ve iletişim alanlarında gerçekleşen teknolojik gelişmeler sonucunda oluştuğunu söyleyebiliriz. Yazının bulunmasından, matbaanın icadına, elektronik bilgisayarlardan internete kadar bütün buluşlar bir şekilde buna örnektir. Yakın zamanda yaşadığımız gelişmeler de elektronik temelli bilgi ve iletişim teknolojilerinin geldiği noktanın bir sonucu.

Acı bir şekilde bu sefer de öncekilerde olduğu gibi çok da hazırlıklı yakalanmadığımız bir devrimin ortasındayız. Elektronik konusundaki seviyemizle ilgili sürekli konuşuyoruz zaten. Bilişim teknolojilerinde de büyük oranda tüketici konumundayız. Teknoloji geliştirme konusunda bir türlü istediğimiz noktaya gelemiyoruz. Eğitim sistemimiz can çekişiyor. Bırakalım yüksek teknoloji konularını temel dil bilgisi, matematik gibi temel konularda dahi uluslararası sıralamalarda vasat durumdayız.

İnşallah! Kaynak[5] – Sanayi Gazetesi

Google’da “endüstri 4.0’a hazırlanıyor” araması yaparsanız ülke olarak topyekün endüstri 4.0’a hazırlanıyor olduğumuzu (umarım) görebilirsiniz.

Benim kafamda oluşan bazı sorular var, paylaşayım:

  • Endüstri 4.0 sayesinde mevcut iş gücümüze daha fazla iş alanı sağlayabilecek miyiz? Yoksa endüstri 4.0 ile artan “otonom üretim” sistemleri kalifiye olmayan iş gücüne ihtiyacı azaltacak mı? Bu durumda çoğunluğu asgari ücretle çalışan bir iş gücüne sahip ülkemiz için bu nasıl bir fırsat yaratacak?
  • Avrupalı birçok üretici artık robotik üretime geçtiğinde üretimlerini iş gücü maliyetleri avantajlarından dolayı ülkemizde yapıyorlarken böyle bir şeye artık ihtiyaç duyacaklar mı? Robotik üretime geçtiklerinde üretimi tekrar kendi ülkelerine çekmeyecekler mi? Almanya gibi genç nüfusu kısıtlı bir ülke için iş gücüne olan ihtiyaç azalması bir avantaj iken bu bizim için ne gibi sonuçlar doğuracak?
  • Çin bile bugün ucuz işgücü ile rekabet edemeyeceğini anlayıp ekonomik dönüşüme başlamışken biz hangi konulardaki güçlü yönlerimizi fırsata çevireceğiz?
  • Peki bırakın teknolojisini üretmeyi hazır aldığımız sistemleri yönetmesini, idame ettirilmesini, sorun gidermesini sağlayacak iş gücünü bile yetiştiremezsek sonuç ne olur? Endüstri 4.0’a geçemez miyiz? Bence geçeriz. Hatta bu konuda ileri gitmiş ülkeler bize “anahtar teslim Endüstri 4.0” gibi sistemleri bile sunabilirler. “Siz hiç zahmet etmeyin, biz sizin üretiminizi de kontrol ederiz, istediğiniz gibi yürütürüz” diyebilirler. Zaten artık uçakların bile km’lerce uzaktan uçurulabildiği bir dünyada fabrikalar da kıtalar ötesinden bile kontrol edilebilir hale gelecektir.
  • TÜSİAD’ın hazırlattığı Türkiyenin Küresel Rekabetçiliği İçin Bir Gereklilik Olarak Sanayi 4.0 [6] adlı raporda endüstri 4.0’ın getireceği verimlilik artışları ön plana çıkarılmış. Peki sanayimiz endüstri 4.0’ı sadece bir “verimlilik artışı fırsatı” olarak mı görüyor? Birçok sanayi kolumuzdaki  (büyük oranda ithal girdi ile üretilen) ürünlere  talebin “sıfırlanabileceği” gibi bir ihtimal de yok mu? Bu konuda sanayicilerimiz ne tür önlemler düşünüyor?

Umarım hepimiz aynı şeye hazırlanıyoruzdur.

Konuların içerisinde sürekli “insansızlaşma” geçiyor olsa da benim gördüğüm kadarıyla işin odağında “insan” yer alıyor. Ancak bu sefer kol gücüyle değil beyin gücü ve tasarım yeteneği ile. Bizi diğer canlılardan ayıran da bunlar değil mi zaten?

Sonuçta insan kaynağına en çok yatırımı yapanın ve en eğitimli nüfusu ortaya çıkaranların öne çıkacağı bir çağdayız. Bu hep böyle oldu belki ama içinde bulunduğumuz çağda bu en büyük güç haline gelmiş durumda.

Ben gidişattan çok korkuyorum açıkçası. Bu sefer yeni çağ trenle değil uçakla geliyor. Kaçırdığında yakalaması imkansız olabilir.

Referanslar

[1] Recommendations for implementing the strategic initiative INDUSTRIE 4.0 http://www.acatech.de/fileadmin/user_upload/Baumstruktur_nach_Website/Acatech/root/de/Material_fuer_Sonderseiten/Industrie_4.0/Final_report__Industrie_4.0_accessible.pdf

[2] Industrial Internet : http://www.iiconsortium.org/about-industrial-internet.htm

[3] Dijital Dönüşüm Derneği Başkanı İsmail Hakkı Polat ile yapılan Ropörtaj: http://40endustri40.com/ismail-hakki-polat-ile-dijital-donusum-ve-endustri-4-0/

[4] “Eleman bulamayan robota geçiyor ama robotu çalıştıracak eleman da yok!” – Dünya Gazetesi Haberi https://www.dunya.com/ekonomi/eleman-bulamayan-robota-geciyor-ama-robotu-calistiracak-eleman-da-yok-haberi-354140

[5] “Endüstri 4.0 tehditleri fırsata çevirecek”: http://www.sanayigazetesi.com.tr/sanayi/endustri-40-tehditleri-firsata-cevirecek-h14341.html

[6] TÜSİAD – Türkiyenin Küresel Rekabetçiliği İçin Bir Gereklilik Olarak Sanayi 4.0 http://www.tusiad.org/indir/2016/sanayi-40.pdf

2 thoughts on “Endüstri 4.0 Muhabbetleri

  1. Benim anlamadığım nokta endüstri 4.0’dan ne anlıyoruz, mesela şuanki standart üretim hatlarını mı akıllı yapacağız yoksa yeni otonom sürüş gibi ileri akıllı sistemler mi geliştireceğiz ?

    Bir de internet, yapay zeka, nesnelerin interneti güzel şeyler ama öncelikle elektrik sorunumuzu halledelim, halen büyükşehirlerde çat diye önceden haber bile vermeden dakikalar hatta saatler süren elektrik kesintileri olmakta.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.