Google’ın aklından neler geçiyor? Nest firmasını 3.2 milyar dolara satın aldı

nestAslında son dönemde oldukça moda bir konu haline gelen “internet of things” yani “nesnelerin interneti” hakkında bir yazı yazmayı düşünüyordum ama Google yine yaptığı son hareketle gündeme oturuverdi. Aslında yine konuyla bağlantılı bir durum var. İnternet bağlantılı akıllı termostat ve duman dedektörü üreten ve burada daha önceki bir yazımda da yer verdiğim Nest firması 3.2 milyar dolar karşılığında Google tarafından satın alındı.

Bu haber teknoloji dünyasında oldukça ilgi uyandırdı. Rakamın da oldukça yüksek olması ve satın alanın da Google olması durumu daha da ilgi çekici hale getiriyor doğrusu. 3.2 milyar dolar diye Google’da bir arama yaptığınızda değişik haberler görüyorsunuz. Benim en çok ilgimi çeken, geçen sene (2013) Türkiye’nin bütçe açığının bu rakama denk geliyor oluşu.

Bir önceki yazımda da Google’ın robotik alanında firma satın almaları hakkında yazmıştım. Şimdi de yine bir donanım firması satın alan Google’ın aklından neler geçiyor tam olarak kestirmek güç doğrusu. Ancak şunu açıkça anlayabiliyoruz ki Google sadece bir arama motoru ve reklam firması olarak kalmak istemiyor. Teknolojinin her alanında olmak ve bu alanlara yön veren bir firma olmak istiyor.

Aslında Google’ın da içinde olduğu bu yeni “donanım” furyası Amerika teknoloji piyasasında kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Son dönemde Kickstarter.com gibi “kitlesel fonlama” siteleri ile birlikte donanım projelerinin oldukça arttığını görüyoruz. Daha önceden yatırımcılar tarafından pek cazip görülmeyen bu alan, “hardware is the new software / donanım artık yeni yazılım” nidaları ile popülarite kazanmaya başladı. Birbiri ardına yenilikçi ürünler ortalığa çıkıyor.

Amerikada’ki teknoloji ve yatırım ortamına insan gerçekten imreniyor. Türkiye’deki ortamımız içerisinde düşündüğümüzde, termostat üreten bir şirketin 3.2 milyar dolara satın alınması çok da anlayabileceğimiz birşey değil. Amerika’daki dinamikler oldukça farklı. Tabii burda Google’ın verdiği paranın karşılığı, o firmanın ürünlerinden ziyade takımın kendisi. Amerikada’ki teknoloji firmaları aralarındaki anlaşmalar gereği birbirlerinden eleman “çalmak” yerine, satın almalarla yetenekli insanları bünyelerine katmayı tercih ediyorlar. Bu da müthiş bir inovasyon ekonomisi doğmasına sebep oluyor. Ne diyelim, darısı başımıza.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.