İşlemcimizi tasarlasak da mı kullansak tasarlamasak da mı?

Uzunca süredir bir yarışma devam ediyor: Türkiye İşlemcisini Tasarlıyor. Yarışmayla birlikte birçok tartışma da beraberinde geldi. Yarışmanın ismi oldukça iddialı olduğundan olsa gerek buna karşı bazı eleştiriler de oluyor. Türkiye’de bir işlemci üretmenin zorluklarından tutun da zaten dünya pazarını ele geçirmiş şirketlerle aşık atmanın imkansızlıklarına kadar…

Yarışmanın adı işlemci tasarımı olarak geçiyor olsa da aslında asıl amaç bu değil sanırım. Ülkemiz gibi teknoloji tüketimi konusunda ilk sıralarda bulunan ancak üretiminde adı bile geçmeyen bir ülkede böyle bir yarışmanın önemli bir misyonu var: Konuya dikkat çekmek ve bu alanda yapılacak çalışmaları teşvik etmek. Bu açıdan bu yarışmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Sadece kişisel bilgisayar dünyasıyla ilgili insanların “işlemci” kelimesini duyduğunda akıllarına sadece bir iki markanın gelmesi doğaldır. Ancak elektronik ve özellikle de gömülü sistemler alanında çalışanların bildiği gibi PC’lerde kullanılan işlemciler dünyada üretilen işlemcilerin çok küçük bir yüzdesini oluşturmaktadır. Geri kalan büyük çoğunluk etrafımızdaki onlarca sistemin içinde sessiz sedasız çalışmakta. Bugün ortalama bir aile otomobilinde 20’nin üzerinde işlemci bulunduğu söyleniyor.

Durum böyle olunca özel sayısal devrelerin / işlemcilerin önemi de oldukça artıyor. Değişik uygulamalar için özel işlemcilerin tasarımı gerekiyor. Bu alanda büyük bir ihtiyaç var.
Günümüzde “üretim” kavramı da oldukça büyük değişimler geçirmiştir. Sanayi çağında üretim denildiğinde aklımıza harıl harıl çalışan bir fabrika gelmesi çok doğaldı. Ancak günümüzün bilgi dünyasında fiziki anlamda hiçbir çıktı üretmeyen ancak milyon dolarlık kazançlar elde eden firmaların sayısı hiç de az değildir. Sizce Google, Microsoft gibi firmalar ne üretiyor? Fiziki anlamda hiçbirşey…

Fiziki olmayan üretime en güzel örneklerden biri de İngiliz ARM (Advanced Risc Machines ) firması. Özellikle mobil cihazlarda gün gittikçe kullanımı daha da artan ARM çekirdekli işlemcilerin tasarımını yapan bu firma hiçbir fiziki üretim gerçekleştirmiyor. Tasarladığı ARM serisi çekirdekleri mikrodenetleyici üreten firmalara satıyor. 8 bit işlemcilerde INTEL’in 8051’i gibi ARM çekirdekleri de 32 bitlik mikrodenetleyici piyasasında endüstri standartı olma yolunda ilerliyor. Bugün birçok firma ARM tabanlı işlemciler üretmekte.

Sonuç olarak , artık fiziki üretim teknolojisi kadar tasarım da büyük önem kazanmış durumda. İçerdiği yüksek maliyetler nedeniyle mikroçip tesisleri kurmak o kadar kolay değil. Ancak temel kaynağı yetişmiş insan gücü olan tasarım alanında Türkiye çok büyük şanslar yakalayabilir. Eğer bu alanda yeterince insan gücü oluşturabilirsek, büyük yarıiletken firmalarının da dikkatini çekip ülkemize yatırım yapmaları için ikna edebiliriz.

Türkiye işlemcisini tasarlıyor yarışması sayısal tasarım alanında çok önemli bir adımdır. Umarım bu yarışmayla atılmış adımlar daha da büyüyerek Türkiye’yi teknnoloji üreten bir ülke konumuna getirecek harekete dönüşür.

Linkler:

Yarışma : http://www.cpu-turkey.com/

ARM Firması hakkında bilgi : http://en.wikipedia.org/wiki/ARM_Limited

One thought on “İşlemcimizi tasarlasak da mı kullansak tasarlamasak da mı?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.