Arşiv ‘Mühendislik’ Kategori

Türkiye’de elektroniğin “sektör” haline gelmesinin vakti gelmiştir!

Çarşamba, Temmuz 13th, 2011

Çünkü 

Türkiye kendi hava otomobillerini, uçaklarını üretmek istiyor:

Bugün üretmek istediğiniz herhangi bir teknoloji ürünü için yolunuz mutlaka elektronik ve yazılım alanlarından geçecektir.  Bugün otomobillerdeki yeniliklerin %70′i yazılım ve elektronik kaynaklı olarak gerçekleşiyor. Savunma sanayinin önemli ürünlerinden olan “insansız araçlar” yazılımlar sayesinde kendi başına çalışıyor. Bu alanlarda yatırım ve üretim yapacak iş adamlarımıza elektronik ve yazılım konularına eğilmelerini tavsiye ediyorum. Zira elektroniğini ve yazılımını üretmediğiniz hiç bir ürünün gerçek sahibi olamazsınız.
(daha fazla…)

Evlerimiz akıllanıyor

Perşembe, Haziran 16th, 2011

Akıllı Evler, akıllı klima

Bu yazıyı bugün gördüğüm “Vestel SMS Kontrollü akıllı klima” haberinden sonra yazmaya karar verdim. Yıllardır biribirinin benzeri ve enerji tasarrufu dışında pek de yenilik içermeyen elektrikli ev aletleri ve beyaz eşyalardan sonra bu tür haberler duymak insanı sevindiriyor. Ancak SMS ile kontrol edilebilme gibi artık çok geç kalınmış ve ufak bir yeniliğin de ballandıra ballandıra anlatılması insanı üzmüyor değil. Yenilik anlamında bu alanda yapılabilecek daha çok şeyler var. Burada GSM operatörüyle bir anlaşma yapıldığından SMS kontrol tercih edilmiş sanırım. Aslında IP üzerinden bir kontrole olanak verilmesi çok daha kullanışlı ve “akıllı” sistemlerin tasarlanmasına olanak sağlayabilirdi. Şu sıralar dünyada tüketici elektroniğindenki son trend “her cihaza bir IP”.

(daha fazla…)

Staj mevsimi açılırken öğrenci arkadaşlara tavsiyelerim:

Cuma, Mayıs 27th, 2011

Önümüz yaz, staj mevsimi açılmak üzere. Ben de staj yapacak mühendislik öğrencisi arkadaşlara tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Tabi ki ana hedef kitlemiz elektrik-elektronik ve bilgisayar mühendisliği öğrencisi arkadaşlar.

1 - Stajların en önemli katkısının gelecekte nasıl bir işte çalışmak istediğinize dair fikir edinmeniz olduğuna inanıyorum. Bu nedenle stajlarınızı mümkün olduğunca alanınızın farklı uygulamalarının yapıldığı şirketlerde yapmalısınız. Böylelikle hangi alanın size daha uygun olabileceğini görebilirsiniz.
(daha fazla…)

Teknoloji Bağımsızlığı

Pazar, Temmuz 11th, 2010


Son dönemde özellikle İsrail ile yaşanan kriz sonrası “teknoloji bağımsızlığı” konusu oldukça sık tartışılmaya başlandı. İsrail’den aldığımız insansız uçakların, İsrailli operatörlerin ülkemizi terketmesiyle atıl duruma geçmesi bir kez daha konuyu gündeme taşıdı.

Ülkemiz savunma sanayi harcamalarında dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Savunma harcamalarımızın yarısını yurtdışından alınan teknolojiler oluşturuyor. İsrail ile de başta insansız hava araçları olmak üzere, değişik alanlarda yıllık 2 milyar dolarlık savunma alımımız var. Bütün bunlar düşünüldüğünde teknolojik bağımsızlık konusunun önemi daha da ortaya çıkıyor.

“Her musibette bir hayır vardır” sözü bu yaşanılanlara tam olarak uyuyor. Yaşanılan krizle beraber herkes “bu teknolojileri kendimiz üretemiyor muyuz” gibi soruları sormaya başladı. Ve ortaya çıktı ki Türkiye’de son  yıllarda bu konuda ciddi gelişmeler oluyor.

Artık kullanacağımız teknolojileri kendi bünyemizde üretmemizin önemi iyice ortaya çıkmıştır. Bundan sonra hepimiz bunun için çalışmalıyız. Son olarak Friendfeed üzerinde İsrail’le yaşananlar üzerine yazdıklarımı sizinle paylaşmak istiyorum:

“İsraile ait bisküvi, meşrubatları vs… tüketmemekle birşey olmaz arkadaşlar. Gerçekten birşeyler yapmak istiyorsanız işinizi en iyi şekilde yapın. Yazılımcıysanız İsrailden aldığımız yazılımlara alternatif yazın, mühendisseniz İsrailden aldığımız teknolojileri yerli olarak geliştirin. Yapabileceğiniz en iyi şey bu inanın!”

Fotoğraf: Yerli İnsansız Uçağımız Bayraktar

Elektronik mühendisi olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu!

Salı, Mart 2nd, 2010

Geçtiğimiz yıllarda elektronik mühendisliğinde okuyan öğrenci arkadaşlarımıza az da olsa yardımcı olabilmek ve kafalarındaki sorulara cevap verebilmek için “Elektronik mühendisi adaylarına tavsiyeler”  adlı bir yazı hazırlamıştım. Bu yazıyla ilgili birçok geri dönüş alıyorum. Tabi ki bu beni oldukça mutlu ediyor.Aldığım geri dönüşlerdeki ortak nokta “gelecek kaygısı”. Elektrik-Elektronik/ Elektronik ve Haberleşme mühendisliği bölümlerinde okuyan mühendis adaylarının ortak sorusu şu: elektronik alanında iş bulabilecek miyiz?

Evet Türkiye elektronik alanında önde gelen ülkelerden değil. Belki de ülkemizde bir elektronik sektöründen bile bahsetmek çok güç. Ama ben o kadar da kötümser değilim. Başta savunma sanayii olmak üzere ülkemizde çok sağlam işlerin yapıldığı iş kolları mevcut. Varlığından haberimiz bile olmayan birçok projede Türk mühendisleri ve teknisyenleri çok başarılı işler çıkartıyorlar.

Üniversite yıllarımda ben de elektronik alanında sevdiğim türden bir iş bulabilecek miyim diye kaygılanmıştım. Bugün birçoğumuz “acaba iş bulabilecek miyiz” diye bu kaygıları yaşıyor. Yaşadığımız ekonomik kriz zaten zor olan şartları iyice zorlaştırdı. Ancak yine de karamsarlığa düşmek için pek bir sebep göremiyorum. Elektronik gibi dünyanın son 50 yılda bu kadar değişmesine sebep olmuş bir alanda hala çok büyük fırsatların ve imkanların bulunduğuna inanıyorum.

Yaşanılan kaygıların en temel sebeplerinden birisi ülkemizdeki “elektronik mühendisliği” eğitimidir. Okul yıllarında bizlere öğretilen hiçbir konuyu “ileride bunları kullanarak birşeyler üreteceğiz, çözümler yaratacağız” duygusuyla öğrenmeyiz. Sanki bize öğretilenler diğer ülkelerde teknolojileri geliştiren mühendislere öğretilenlerden farklı, eksik bilgilerdir. “Teknoloji üretmek sizlerin değil Amerikalı, Alman, İsrailli… vs. yüce(?) beyinlerin işidir” mesajı beyinlerimize kazınır. Bu aslında her alanda içimize yerleşmiş olan “aşağılık kompleksinin” bir ürünüdür. Bu kompleksler çoğu zaman da “yerli” olan herşeyi aşağılamak olarak kendini gösterebilmektedir.

Suçu eğitim sistemine atıp kurtulmak gibi bir lüksümüz yok tabi ki. Burada asıl görev bizlere düşmektedir. Elektronik mühendisleri ve mühendis adayları olarak kendimizi çok iyi yetiştirmek durumundayız ve bunun için öğrencilik yıllarımızda çalışmalara başlamalıyız. Çalışmaktan kastettiğim derslerimiz dışında kendimize değer katmak ve geleceğimizi şekillendirmek adına yapabileceklerimiz. Şunu unutmayalım ki “sektörde ciddi anlamda kaliteli mühendis AÇIĞI” bulunmaktadır. Evet işsizlikten bahsedilen bir ortamda eleman açığından bahsedilmesi kulağa tuhaf gelse de bu bir gerçek. Sorun şu ki üniversitelerin mezun ettiği insan gücüyle endüstrinin talep ettiği insan gücü profili birbiriyle uyuşmuyor. Bu nedenle de diplomalı işsiz enflasyonu yaşanıyor.

Çok bilinen bir sözde söylenildiği gibi “karanlığa küfredeceğimize bir mum da biz yakmalıyız”. İçinizdeki “elektronik” aşkını öldürmemeniz dileğiyle…