Haz 17

KARNELER ÜZERİNDEKİ ANLAMSIZ RAKAMLAR

Geçtiğimiz hafta karne haftasıydı ve ülkemizde milyonlarca öğrenci karnelerini alarak yaz tatiline başladı.Kimisinin karnesindeki notlar yüksekti,hatta takdir/ teşekkür belgesi almıştı sevindi.Kimisininse zayıfları vardı üzüldü.Öğrencilerin mutluluğunu belirleyen şey karnelerdeki rakamlardı.Tabi ailelerin de…

Peki bütün o karnelerin üzerindeki rakamlar gerçekte ne anlama geliyor? Kimya notu olan bir öğrenci ile 2 olan öğrenci arasındaki fark ne? Kimyası 5 olan öğrenci gerçekten kimyadan hoşlanıyor mu, kimyaya dair herşeyi anladığı için mi bu notu aldı? Yoksa ezberi daha mı kuvvetli? Kimyayla gerçekten ilgileniyor mu? Bu soruları bütün diğer dersler için de sormak mümkün.

Sanırım çağımızda kaybettiğimiz en önemli şeylerden biri de “sorgulama” ihtiyacı.Bırakın böyle bir yeteneğe sahip olmayı , ihtiyaç bile duymuyoruz sorgulamaya.Ve böylelikle bilge filozof Sokrates’in dediği gibi ”yaşanmaya değmeyecek hayatlar” sürüyoruz. ”Sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez “ diyor Sokrates…

Geçtiğimiz haftanın bir diğer önemli olayı da ÖSS sınavıydı. 1.5 milyonu aşkın kişi gelecekleri için yarıştılar.Burada ÖSS kalksın mı kalkmasın mı diye anlamsız bir tartışmayı yeniden açmayacağım.Olaya “kalksın veya kalkmasın” açısından bakıyor olmamız bile çözüme zerre kadar yakın olmadığımızın en büyük göstergesi.

ÖSS sınavıyla birlikte ülkemizin en değerli kaynağı olan genç insanları hayatlarının tercihlerini yapacaklar.Kimisinin hayali doktorluk, kimisininki mühendislik, kimininse ekonomist olmak…Ancak büyük bir çoğunluk yine “tutturabildiği” bölümü tercih edecek, ailesinin, çevresinin “gazıyla” ,mesleğin havasından “mühendislik” yazacak… Birçok insan yine hiç ilgisini çekmeyen alanlarda eğitim alacak… Okuduğu mesleği yapmayan/yapamayanlar arasına katılacak.Moral bu bozan bu tablo yine pek değişmeyecek sanırım.

Ülkemizin işsizlik rakamları her geçen gün artıyor.İşsiz kesimin içinde üniversite mezunlarının sayısı da azımsanmayacak kadar çok.Bir yandan da sanayi ve hizmet sektöründe birçok firma kalifiye eleman sıkıntısı çekiyor.Ortada garip bir çelişki var.Görünen o ki üniversitelerimin mezun ettiği kişi profiliyle endüstrinin istedikleri birbirini tutmuyor.

Bir yerlerde ciddi hatalar yapıyoruz.Umarım hatalarımızdan dönmek için geç kalmayız.Çünkü en değerli kaynakları – genç ve dinamik insanları -harcamak için çok kötü bir çağda yaşıyoruz.

Haz 08

Gömülü Yazılımcıları kim yetiştirecek?

Gömülü sistemler konusunda sürekli takip ettiğim sitelerden biri de embedded.com’dur.Bu sitede devamlı olarak gömülü sistemlerle ilgili çok güzel makaleler yayınlanmakta.Ayrıca devamlı olarak yazılar yazan köşe yazarları da her hafta başka bir konuyu ele almaktadır.Bu yazarlar arasında benim favorilerimden biri de Jack Ganssle.Gömülü sistemler alanında yirmi küsür yıllık tecrübeye sahip olan Ganssle bu alanda birkaç kitaba ve birçok makaleye imza atmıştır.

Ganssle’ın geçtiğimiz haftalarda yazdığı yazılarından birinin konusu Bilgisayar bilimleri ( computer science ) eğitimi veren üniversitelerin gömülü yazılım sektörünün talep ettiği mühendislik altyapısına sahip mühendisler yetiştirip yetiştiremediği idi.Ganssle birkaç üniversitenin müfredatının da analizini yaptı.

Ganssle yazısında , bilgisayar mühendisliği/bilimleri gibi bölümlerde genellikle Java/C#/C++ gibi yüksek seviyeli dilllerin öğretildiğini, assembly dilleri, alt seviye programlama gibi konuların es geçildiğinden bahsediyor.Bu durum gömülü sistemler alanında büyük bir insan gücü açığı oluşturuyor.

Ülkemiz henüz yazılım alanında yeni yeni birşeyler yapmaya başlamış durumda.Yazılım ihracatımız günden güne artıyor.Eğer Hindistan gibi yazılım ihracatı alanında büyük başarılara imza atmak istiyorsak , bu alandaki insan gücü planlamamızı da en iyi şekilde yapmamız gerekiyor.Yazılım dendiğinde çoğunlukla PC tabanlı yazılımlar akla gelse de gömülü yazılım alanında dünyada giderek artan bir ihtiyaç söz konusu.Her gün bir yenisi çıkan elektronik cihazların hemen hepsinde gerekli fonksiyonları gerçekleştirmelerini sağlayan yazılımlar çalışıyor.Önümüzdeki yıllarda gömülü yazılımcılara olan talebin oldukça artacağını göreceğiz.

Bu konuda başta üniversiteler olmak üzere herkesin yapabileceği şeyler var.Bilgisayar ve elektronik mühendisliği bölümlerinde artık “gömülü sistemlerin” bir dal olarak yer alması gerekmektedir.Bireysel olarak bilgisayar / elektronik mühendisliğinde okuyup gömülü sistemler konusunda çalışmak isteyenlerin de yapabilecekleri var elbette.Bilgisayar mühendisliğindeki öğrenci arkadaşların işin donanım kısmına daha yakın olan alt seviye konulara (örn. Bilgisayar mimarisi,sistem programlama,dijital sistemler) , elektronik mühendisliğinde okuyan arkadaşların da yazılım konularına ( algoritmalar, temel programlama, mikrodenetleyiciler) önem vermeleri faydalı olacaktır.

Gömülü sistemler alanında yapılacak her yatırımın ülkemizin geleceğine büyük katkı yapacağına inanıyorum.Günümüzün bilgi çağında öne çıkan ülkeler en iyi bilgi işçilerini yetiştirerek onları üretken hale getirenler olacaktır.

Notlar:

Jack Ganssle’ın konuyla ilgili makalesi :

http://www.embedded.com/columns/technicalinsights/207500788