Haz 11

Vay be tam 10 sene olmuş!

coşkun

coskuntasdemir.net web sitemdeki ilk yazımı 11 şubat 2006’da yayınlamışım. Geçtiğimiz günlerde evrengunlugu.net sitesinde Türkiye’nin en eski blogları listelendi. Burada 2006 yılında başlayan bloglar listesinde benim blogum da yer alıyor.

Aslında coskuntasdemir.net benim ilk web sitem değil. Bundan önce Bilim Online olarak açtığım web sitemin devamı olarak blogumu kurmuştum. 2006 yılından beri de blogumda yazmaya devam ediyorum. 10 yıl içinde çok şey değişti tabi. Ancak halen üzerinde yazdığım konular pek değişmedi: Elektronik, gömülü sistemler, Türkiye’de teknoloji konuları üzerine gelişmeler…

Yazmayı hala çok sevsem de eskisi kadar sık yazamıyorum. 10 yıl sonra değişen bu oldu sanırım. Yaş ilerleyip sorumluluklar arttıkça bazı şeylere daha az zaman ayırabiliyorum maalesef. Ancak yine de sık olmasa da yazmaktan kopmayı da istemiyorum.

Nice 10 yıllara diyelim…

Mar 27

AR-GE şart!

Cem Yılmaz’ın oynadığı reklam filminde sahte cips yapan eleman polise yakalandıktan sonra gazetecilerin sorularına “eğitim şart” diye cevap veriyordu. Burada sürekli söylenerek anlamını kaybetmiş birşeye gönderme yapılıyordu. Buna benzer şekilde son dönemde ülkemizde ekonomi, sanayi vs.. gibi konular tartışıldığında herkes hep bir ağızdan “ar-ge şart” deyiveriyor. Peki bu ar-ge nedir, yenir mi?egitim

Öncelikle kendi geçtiğim süreci özetlersem, bilim ve teknolojiye meraklı, elektronik devreler ve programlama ile erken yaşlarda tanıştığım bir çocukluk sonrası üniversitede elektrik – elektronik mühendisliği okuduktan sonra mesleğe atıldım ve 9 yıldır da ar-ge mühendisi olarak çalışıyorum. Sadece mesleki konulara meraklı olmak yanında ülkemizin teknoloji alanındaki durumuna da kafa yoran ve bu konularda araştırmalar yaparak bazı şeyleri anlamaya çalışmayı seven biriyim. Bu yazıda bu anlama çabalarımdan bir tanesi.
Continue reading

Şub 15

Video Blogum

Merhaba,

Artık Video blog tutmaya başladım. Başlangıç olarak da sık aldığım sorulara cevap verdiğim iki kısa video çektim. İstanbul trafiğinde boşa geçen zamanı da iyi değerlendirmiş oluyorum böylece 🙂

Videoları aşağıda bulabilirsiniz. İleride daha fazla video çekmeye çalışacağım.

Oca 17

Yeniden depreşen bir çocukluk aşkı: LEGO

Çocukken en sevdiğim oyuncaklarımdan birisi yapacaklarınızın hayal gücüyle sınırlı olduğu LEGO tarzı oyuncaklarımdı. 2 yaşındaki oğlumla beraber bu aşkım yeniden depreşti.
LEGO, Danimarka’dan çıkmış, dünyanın en çok satılan oyuncaklarından biri olma ünvanına erişmiş ve ismiyle bir oyuncak kategorisi haline gelmiş bir marka. Çocukken bu oyuncaklarla oynamanın faydasını oldukça gördüğüme inanıyorum.
Lego TuğlalarıLEGO’lar ülkemizde gerekli ilgiyi görememesinin temel sebeplerinden birisi fiyatlarının yüksek olması olsa da iyi pazarlanamadığı kanaatindeyim. Satışı yakın zamana kadar bir distribütör firma üzerinden yapılıyordu. Bildiğim kadarıyla yakın zamanda LEGO Türkiye ofisi de açıldı. Ayrıca İstanbul’daki Forum İstanbul alışveriş merkezi içerisinde de LEGO Discovery Center açılmasıyla LEGO’nun daha geniş kitlelerle buluşması sağlanacaktır.

LEGO’lar basit bir şekilde birbirine takılabilen blok oyuncaklarla başladı ancak LEGO Technic gibi serilerle bambaşka bir boyuta geçmiş durumda. Artık LEGO’lar sadece çocuklar için bir oyuncak olmasının ötesinde birçok yetişkinin de hobisi durumunda. Ayrıca okullarda derslerde kullanılabilen robotik setleri de var. Mindstorms setine göz atabilirsiniz.

2-5 Yaş arası çocuklar için daha büyük parçalardan oluşan LEGO Duplo serisi bulunuyor. Daha oğlum doğmadan önce bir adet bu setlerden almıştım. Sonrasında birkaç farklı set daha aldık. Bütün LEGO’lar birbiriyle uyumlu olduğundan yeni setler aldıkça yapabilecekleriniz de artıyor.
Türkiye’de maalesef LEGO’ların bütün çeşitlerini bulmak zor. Fiyatlar da yüksek. Alternatif olarak yurt dışından getirme / getirtme var.

LEGO’larla yapılmış birçok ilginç tasarıma ait video Youtube’da var. En beğendiklerimden bir tanesi şu:

LEGO’nun meşhur “tuğlalarının” tasarım patenti 1989 yılında dolduğundan dolayı artık başka üreticiler de benzer ürünler üretiyor. LEGO artan rekabetle farklı temalara sahip ve lisanslı setlerle başa çıkmaya çalışıyor. Ayrıca LEGO temalı filmlerden de gelir elde ediyor.

LEGO’nun tek müşterisi çocuklar değil tabi ki. LEGO’nun benim gibi birçok yetişkin meraklısı da var. LEGO hakkında birçok web sitesi de bulunuyor. Bunlardan en çok beğendiklerim bütün LEGO setlerinin içeriğini görebileceğiniz brickset.com ve en büyük “resmi olmayan (unoffical)” LEGO pazar yeri olan bricklink.com. B

Oğlum büyüdükçe LEGO’larla ilgili maceralarımız devam edecek. Buradan onları da paylaşmaya devam edeceğim…

Kas 17

Tesla, Türkiye’de Gömülü Yazılım Geliştirme Üssü Kurar mı?

tesla-türkiye

Daha önce bir hayalimi anlattığım yazımda gömülü yazılımlar Türkiye’yi kurtarır mı? diyerek bir hayalimden bahsetmiştim. Türkiye bölgesinde gömülü yazılım alanında lider bir ülke olur mu diye sormuştum. O yazımdaki bir bölümde şunları yazmıştım:

Avrupalı otomotiv üreticileri ardı ardına “geleceğin akıllı otomobillerini üretmek için Türkiye’de tasarım üstleri kurmak zorundayız. Çünkü önümüzdeki yıllarda otomotiv alanında gelişmelerin büyük çoğunluğu gömülü yazılımlar sayesinde olacaktır ve bu yazılımların en iyileri Türkiye’de geliştiriliyor” şeklinde açıklamalarda bulunuyorlar.

Geçtiğimiz hafta Amerikalı elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın Türkiye ofisinin açıldığı haberi medyada yer aldı. Tabii ki açılan şirket Tesla ürünlerinin ülkemizdeki satışını gerçekleştirecek olan “satış ofisi” idi. Yani yine o bildik “Türkiye iyi bir pazar!” hikayesi.

Şimdi daha önce kurduğum hayale bir tane daha soru ekliyorum. Tesla Türkiye’de gömülü yazılım geliştirme üssü açar mı?

Şöyle bir düşünelim: Tesla mühendisleri şu anda hangi konular üzerine çalışıyorlar. İşin sadece elektronik ve gömülü yazılım kısımlarını düşünüyorum. Aklıma gelenler şunlar:

  • Güç elektroniği ve verimli enerji transferi sistemleri
  • Konfor ve eğlence sistemleri
  • Motor sürücüleri
  • Otonom sürüşle ilgili algoritmalar
  • Emniyet – kritik sistem geliştirme

Tesla’nın aradığı gömülü yazılım (firmware) mühendisliği pozisyonlarına bir bakalım isterseniz. Örneğin şu ilanda Tesla “Robotic Firmware” mühendisi arıyor. Artık otopilot ile kendi kendine giden araçlarla birlikte robotik ve otomotiv iç içe girmeye başladı.

Tesla’nın Linkedin’deki ilanı: https://www.linkedin.com/jobs2/view/79692117

Bu da diğeri: https://www.linkedin.com/jobs2/view/87381586

Otomotivde elektronik ve yazılımın ağırlığı zaten artmaya başlamıştı. Yeni nesil elektrikli araçlarla birlikte bu oran %80’lerin üzerine çıkmaya başlayacak gibi görünüyor. Yani artık otomobiller şasi, aktarma organları ve mekanik aksamları dışında büyük oranda elektronik ve yazılım mühendisliği ürünleri haline gelmeye başladılar. Yani bu işlerde bizler de varız diyeceksek üzerine çalışmamız gereken konular yukarıdaki ilanlardan az çok anlaşılıyor.

Tesla’nın yanında Google gibi birçok büyük firmanın otomotive ilgi göstermeye başladığını görüyoruz. Hatta Apple firmasının bile otomobil üretme projesi olduğu konuşuluyor.

Başta sorduğum soruya gelecek olursak, Tesla’nın şu aşamada burada bir yazılım üssü açmasına pek ihtimal yok gibi. Ama giderek büyük firmaların Türkiye’ye ilgi duymaya başladıklarını görüyoruz. Bunların bir kısmı ar-ge merkezi adı altında “ucuz mühendislik temin merkezi” olarak çalışıyor olsalar da ülkemiz açısından sevindirici gelişmeler. Tabi dileğimiz kendi teknolojilerimizi kendi markalarımız adı altında üretebilmek. Yüzde yüz yerli gibi anlamsız takıntılara kapılmadan tabii ki…